Yürürken artan, dinlenince geçen ağrıya dikkat!
Yürürken ağrılarınızın artması, merdiven veya yokuş çıkarken kalçanızda ve baldırlarınızda hissettiğiniz kramplar yalnızca yaşlılık belirtisi olmayabilir. Daha önce rahatlıkla kat ettiğiniz mesafeyi artık dinlenerek tamamlıyor, yürüdükçe öne eğilme ihtiyacı hissediyor ve oturduğunuzda rahatlıyorsanız, bel daralması sorunu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Omurilik kanalı ile sinirlerin geçtiği boşlukların daralması sonucu gelişen hastalık; ağrı, uyuşma, karıncalanma ve zamanla kas gücü kaybına yol açabiliyor. Erken değerlendirme ve ameliyatsız tedaviler ise hastalığın ilerleme sürecini yavaşlatarak kişinin yürüme kapasitesinin ve yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, bel daralmasının yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görülüp ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, “Belirtiler başladığında hastanın yürüme kapasitesi ve günlük yaşam kalitesi bozulmaya başlar. Özellikle şiddetli ağrı ve ilerleyici kas gücü kaybı dikkat edilmesi gereken en önemli bulgulardır. Erken değerlendirme ve süreci yavaşlatan ameliyatsız tedaviler hastaya zaman kazandırabilir ve yaşam kalitesini yükseltebilir” diyor. Prof. Dr. Necdet Sağlam, bel daralmasının belirtilerini ve tedavi yöntemlerini anlattı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Yürüdükçe artıyor, dinlenince azalıyor
Bel daralması, bel bölgesindeki omurilik kanalının ve buradan çıkan sinirlerin geçtiği boşlukların daralması anlamına geliyor. Sinirler ve onları besleyen damarlar baskı altında kaldığında kalçalarda ve bacaklarda kramp tarzında ağrı, yanma, uyuşma ve karıncalanma gelişebiliyor. Şikayetlerin en tipik özelliğini ise yürümekle artması, dinlenmek veya öne doğru eğilmekle hafiflemesi oluşturuyor. Uyuşma yakınmaları geceleri daha belirgin hale gelebiliyor.
Hastaların ilk fark ettikleri belirtilerden birinin dik durmakta zorlanmak olduğunu ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, “Hasta, daha önce rahatlıkla yürüdüğü mesafeyi artık ağrı nedeniyle dinlenerek tamamlamak zorunda kaldığını fark eder. Yürürken zamanla öne doğru eğilir, yokuş çıkmakta zorlanır; baldırlarında kramp, yanma ve uyuşma hisseder. Oturduğunda veya öne doğru eğildiğinde ise belirgin bir rahatlama yaşar” diye konuşuyor.
60 yaş üzerindeki her 3 kişiden birinde görülüyor
Omurgadaki disklerin ve eklemlerin yaşlanıp yapılarının bozulmasıyla gelişen bel daralması, en sık orta ve ileri yaşlarda görülüyor. Altmış yaşın üzerindeki her üç kişiden birinde anatomik olarak bel daralması bulunmasına rağmen, bu kişilerin yalnızca küçük bir bölümünde klinik belirtiler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla görüntülemede daralma saptanması her zaman tedavi gerektiği anlamına gelmiyor; hastanın şikayetleri ve muayene bulguları da birlikte değerlendiriliyor.
Bel daralması çoğunlukla yavaş ilerliyor. Omurlar arasındaki disklerde başlayan bozulmaya zaman içinde eklemlerdeki değişiklikler, kemik çıkıntıları ve bağlarda kalınlaşma eşlik ediyor. Bunların sonucunda kanal daralarak sinirler üzerinde baskı oluşturuyor. Hastalık nadiren doğuştan gelişirken; bel fıtığı, bel kayması, tümörler ve omurga kırıkları da sonradan gelişen bel daralmasına neden olabiliyor. Genetik yatkınlık, mekanik ve çevresel etkenlerin yanı sıra fazla kilo da omurgaya binen yükü artırarak süreci hızlandırabiliyor.
Ağrıdan kaçarken hareketsiz kalmayın!
Uzun süre ayakta durmak ve yürümek ağrıyı artırdığı için hastalar zamanla hareket etmekten kaçınabiliyor. Ancak ağrı yaşamamak amacıyla tamamen hareketsiz bir yaşam sürmek, kasları ve eklemleri daha da güçsüzleştirerek klinik tablonun ağırlaşmasına neden olabiliyor.
Prof. Dr. Necdet Sağlam, bu durumun bir kısır döngü oluşturduğuna dikkat çekerek, “Ağrıdan kaçınmak için hareketsiz bir yaşam modeline bürünmek doğru değildir. Hareketsizlik kemik, kas ve eklemlerdeki yaşlanma ve bozulmayı artırabilir. Bunun yerine ağrıyı artıracak zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalı, kişinin hareket kapasitesini korumaya yönelik tedaviler sürdürülmelidir” diyor.
Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!
Bel daralması her zaman ciddi bir klinik tabloya yol açmasa da daralmanın şiddetine göre belirtiler ağırlaşabiliyor. Tedavinin gecikmesi ağrıların sıklaşmasına, uyuşma ve kas güçsüzlüğünün artmasına neden olabiliyor. İlerlemiş hastalıkta idrar ve büyük abdest kontrolünde bozulma, hatta kısmi felç gelişebiliyor.
Bel kanalının nadiren ani ve tam olarak daralması ise şiddetli ağrı ve felçle seyreden, acil ameliyat gerektiren bir tabloya yol açabiliyor. Bu nedenle kontrol edilemeyen şiddetli ağrı, ilerleyici kas gücü kaybı ile idrar veya büyük abdest kontrolünde bozulma geliştiğinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Tanıda hastanın şikayetleri yol gösteriyor
Bel daralmasının tanısında öncelikle hastanın duruşu, şikayetlerinin ne zaman artıp azaldığı ve nörolojik muayene bulguları değerlendiriliyor. Kesin tanıda MR incelemesinden yararlanılıyor. Hastanın durumuna göre dinamik görüntüleme yöntemleri ve elektromiyografik incelemeler de uygulanabiliyor.
İleri yaşlarda görüntülemede bel daralmasına sık rastlansa da tedavi kararı yalnızca MR sonucuna göre verilmiyor. Anatomik daralmanın hastanın yürüme kapasitesini ne ölçüde etkilediği, ağrının şiddeti, kas gücü kaybı ve günlük yaşam bağımsızlığındaki azalma tedavinin planlanmasında önem taşıyor.
Öncelik ameliyatsız tedavilerde
Tedavide ağrının ve sinir kaynaklı şikayetlerin azaltılması, hastanın yürüme kapasitesi ile günlük yaşam bağımsızlığının korunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. İlk aşamada ilaç tedavisi, fizik tedavi ve kişiye özel egzersizlerden yararlanılıyor. Uygun hastalarda sinir kökü blokajlarıyla da ağrı kontrol altına alınabiliyor.
Her bel daralması tanısı alan hastanın ameliyat olması gerekmediğini vurgulayan Prof. Dr. Necdet Sağlam, “Hastanın şikayetleri kontrol edilebiliyor ve ilerleyici bir nörolojik kayıp bulunmuyorsa öncelikle ameliyatsız yöntemlerle takip ediyoruz. Ancak stabilite bozukluğundan kaynaklanan mekanik ağrılar ile ilerleyici sinir ve kas güçsüzlüğü ameliyat gerektirebilir” diyor.
Ameliyat yürüme kapasitesini geri kazandırabiliyor
Kontrol altına alınamayan ağrı, ilerleyici nörolojik kayıp ve günlük yaşam bağımsızlığında belirgin azalma geliştiğinde ameliyat seçeneği gündeme geliyor. Ameliyatın temel amacı, sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırarak ağrıyı azaltmak ve hastanın yürüme kapasitesini yeniden kazanmasını sağlamak oluyor.
Operasyonda daralan bölgedeki kemik ve yumuşak dokular çıkarılarak sinirler üzerindeki baskı ortadan kaldırılıyor. Omurgada kayma veya stabilite bozukluğu varsa bazı hastalarda vida kullanılarak füzyon ameliyatı da yapılabiliyor. Bu karar, hastanın durumuna ve altta yatan soruna göre kişiye özel olarak veriliyor. Prof. Dr. Necdet Sağlam, “Bel daralmasını yalnızca yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görüp ağrı ve yürüme güçlüğünü ihmal etmeyin. Her hasta için ameliyat gerekmez; ancak kontrol edilemeyen ağrı, kas gücü kaybı ve günlük yaşam bağımsızlığının bozulduğu durumlarda ameliyat kurtarıcı bir yöntem olabilir” diyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


