Oyuncu Zeynep Özyağcılar ile 8 Mart'a özel söyleşi!

07.03.2026 - 11:18, Güncelleme: 07.03.2026 - 11:18
 

Oyuncu Zeynep Özyağcılar ile 8 Mart'a özel söyleşi!

Üsküdar Üniversitesi ile NPİSTANBUL Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. Söyleşide oyuncu Zeynep Özyağcılar, Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya geldi. “Beklentileri Değil, Kendini Seç” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi’nden Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy üstlendi. Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy: “Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası”  Kadınların yaşam yolculuğunda kendi değerlerini keşfetmeleri, toplumsal beklentiler karşısında öz benliklerini koruyabilmeleri ve psikolojik dayanıklılıklarını güçlendirebilmeleri gibi önemli başlıkların ele alındığı program, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle anlamlı bir motto çerçevesinde bir araya gelindiğine vurgu yapan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Hayatımız boyunca çoğu zaman başkalarının bizden ne beklediğini duyarız. Nasıl görünmemiz gerektiğini, nasıl konuşmamız gerektiğini, hangi rollere sığmamız gerektiğini... İyi bir evlat, mükemmel bir eş, başarılı bir kadın, başarılı bir çalışan gibi birçok roller beklenir bizden. Peki ya biz? Biz ne istiyoruz? Gerçekten kimi seçiyoruz? Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası, bazen insanın kendi iç sesiyle yeniden tanışmasıdır. Bugün bu yolculuğu birlikte düşünmek, birlikte konuşmak için buradayız.” şeklinde konuştu. Zeynep Özyağcılar: “Her şey ‘yapamazsın’ denildiği zaman başlıyor” Canlandırdığı karakterler aracılığıyla kadının kırılganlığını, gücünü, çelişkilerini ve dönüşümünü görünür kılan oyuncu Zeynep Özyağcılar, rollerin arkasındaki gerçek kadını, beklentilerle kurulan ilişkiyi, cesareti, seçimleri ve ‘kendin olma’ yolculuğunu dinleyenlerle paylaştı. Hep kadına dair konuşmaktan, kadınlara dair üretmekten hiçbir zaman vazgeçmediğini ifade eden Özyağcılar, “Ve bunu çok kıymetli buluyorum. Cinsiyet ayrımı tabii ki gözetmiyorum ama birazcık daha konuşulmamış konuları, anlatılmamış, pek anlatılmaya değer bulunmayan kadın hikayelerinin aslında kıymetini paylaşmaktan çok keyif alıyorum.” dedi.  Her şeyin ‘yapamazsın’ denildiği zaman başladığını düşündüğünü ifade eden Özyağcılar, şunları söyledi: “Bir kadın olarak bir şeye giriştiğin zaman, sıfırdan bir şey yaptığın zaman, hiçbir zaman aksi olmadı. Ne zaman ki herkese rağmen bir şeyler üretmeye ve kendi iç sesimi duymaya başladım ondan sonra güzellikler gelmeye başladı.” “Kendimiz olmaktan utanır olduk”    Sanatın ve tiyatronun kişisel gücünün gelişmesine çok katkı sağladığını aktaran Zeynep Özyağcılar, “Tiyatro aslında insanı anlamakla ilgili. Sevgili Yıldız Kenter’in dediği gibi; ‘yüceliklerimizi ve cüceliklerimizi...’, ilk önce onlarla yüzleşmekle başlıyor. Gerçek kılabilmek için oynadığımız karakterin ilk önce bir içini arıyoruz; kötülüklerini, sırlarını, travmalarını kurcalıyoruz. Bir insanın tiyatrocu ya da oyuncu olması gerekmiyor, herkesin oyunculuk eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. Kendini tanıması, doğru ifade edebilmesi, diyalog kurabilmesi ve o özgüven için.” dedi. Toplumun kadına dayattığı ‘başarı’ ve ‘güzellik’ gibi kavramlara değinen Özyağcılar, şöyle devam etti: “Kendimiz olmaktan utanır olduk. Yüzümüzdeki her çizgiden, saçımızdaki her beyaz telden her an birileri bizi yargılıyormuş gibi inanılmaz bir baskı var ve gerçekten oyuna geliyoruz. Biz böyle değildik, bence daha da güzeldik. Ben biraz bunlara karşı duran biriyim. Mesela inat olsun diye hiç saçımı boyamıyorum ben, sırf onlar gibi olmayacağım diye.  Doğal olan her şeyin çok daha güzel olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı olmak başka bir şey. İyi hissetmek için spor yapmak, güçlü olmak, esnek olmak için çabaların hepsine varım. Etrafımda kadınların aşırı müdahalelerle kendilerine ne kadar kötülük yaptıklarını görüyorum ve çok üzülüyorum. Bazıları çok da güzel oluyor ama o ‘beğenmediği kız’ hala içinde. Onu iyileştirmek için hiçbir şey yapmıyor.” “Güç, inanarak söylenen tek bir cümledir”  Hayat yolculuğunda sevdiği yerde sevdiği işi yapma fırsatı yakaladığını aktaran Zeynep Özyağcılar, dinleyicilere mutluluk için beden ve zihnin aynı anda çalıştığı aktiviteleri yapmaları tavsiyesinde bulundu. Özyağcılar, “Hani ‘kan ter gözyaşı’ diyorlar ya, ben kan ter gözyaşının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her ne yaparsak yapalım, mesleğimiz ne olursa olsun, ter damlayacak arkadaşlar. Bu fit olmak, genç kalmak için değil; beynimizi korumak için, hayatla daha iyi mücadele edebilmek, daha rahat dayanabilmek için bizim bu teri dökmeye ihtiyacımız var.” dedi.  ‘Güçlü kadın’ imajının da toplumda yanlış lanse edildiğine değinen Özyağcılar, “Özellikle dizilerde ağanın annesi olan, kötülük yapan ya da kötülük yapma gücü olan, zengin olan, istediğini yapabilen, dominant olan kadın karakterler ‘güçlü’ olarak gösteriliyor. Bize bu öğretilmeye çalışılıyor. Güç böyle bir şey değil. Asla değil. Bu tamamıyla bir yanılgı. Bu oyunlara gelmememiz lazım. Güç, ölçülü olmakla ilgili. Küçücük bir harekettir güç. Güç, senin inanarak söylediğin tek bir cümledir. Bağırmaya ihtiyacın yok.” ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda ‘Pazar Yakınmaları’ adlı kitabının yakında çıkacağı müjdesini veren Zeynep Özyağcılar, etkinliğe katılan öğrenciler arasından 4 kişiye “En Güzel Parçam” tiyatro oyunu için çift kişilik bilet hediye etti. Ayrıca söyleşi sponsoru Maruderm, etkinliğe katılanlara sürpriz hediyeler sundu.     Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi ile NPİSTANBUL Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. Söyleşide oyuncu Zeynep Özyağcılar, Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya geldi. “Beklentileri Değil, Kendini Seç” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi’nden Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy üstlendi.

Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy: “Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası” 

Kadınların yaşam yolculuğunda kendi değerlerini keşfetmeleri, toplumsal beklentiler karşısında öz benliklerini koruyabilmeleri ve psikolojik dayanıklılıklarını güçlendirebilmeleri gibi önemli başlıkların ele alındığı program, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle anlamlı bir motto çerçevesinde bir araya gelindiğine vurgu yapan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Hayatımız boyunca çoğu zaman başkalarının bizden ne beklediğini duyarız. Nasıl görünmemiz gerektiğini, nasıl konuşmamız gerektiğini, hangi rollere sığmamız gerektiğini... İyi bir evlat, mükemmel bir eş, başarılı bir kadın, başarılı bir çalışan gibi birçok roller beklenir bizden. Peki ya biz? Biz ne istiyoruz? Gerçekten kimi seçiyoruz? Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası, bazen insanın kendi iç sesiyle yeniden tanışmasıdır. Bugün bu yolculuğu birlikte düşünmek, birlikte konuşmak için buradayız.” şeklinde konuştu.

Zeynep Özyağcılar: “Her şey ‘yapamazsın’ denildiği zaman başlıyor”

Canlandırdığı karakterler aracılığıyla kadının kırılganlığını, gücünü, çelişkilerini ve dönüşümünü görünür kılan oyuncu Zeynep Özyağcılar, rollerin arkasındaki gerçek kadını, beklentilerle kurulan ilişkiyi, cesareti, seçimleri ve ‘kendin olma’ yolculuğunu dinleyenlerle paylaştı.

Hep kadına dair konuşmaktan, kadınlara dair üretmekten hiçbir zaman vazgeçmediğini ifade eden Özyağcılar, “Ve bunu çok kıymetli buluyorum. Cinsiyet ayrımı tabii ki gözetmiyorum ama birazcık daha konuşulmamış konuları, anlatılmamış, pek anlatılmaya değer bulunmayan kadın hikayelerinin aslında kıymetini paylaşmaktan çok keyif alıyorum.” dedi. 

Her şeyin ‘yapamazsın’ denildiği zaman başladığını düşündüğünü ifade eden Özyağcılar, şunları söyledi:

“Bir kadın olarak bir şeye giriştiğin zaman, sıfırdan bir şey yaptığın zaman, hiçbir zaman aksi olmadı. Ne zaman ki herkese rağmen bir şeyler üretmeye ve kendi iç sesimi duymaya başladım ondan sonra güzellikler gelmeye başladı.”

“Kendimiz olmaktan utanır olduk”   

Sanatın ve tiyatronun kişisel gücünün gelişmesine çok katkı sağladığını aktaran Zeynep Özyağcılar, “Tiyatro aslında insanı anlamakla ilgili. Sevgili Yıldız Kenter’in dediği gibi; ‘yüceliklerimizi ve cüceliklerimizi...’, ilk önce onlarla yüzleşmekle başlıyor. Gerçek kılabilmek için oynadığımız karakterin ilk önce bir içini arıyoruz; kötülüklerini, sırlarını, travmalarını kurcalıyoruz. Bir insanın tiyatrocu ya da oyuncu olması gerekmiyor, herkesin oyunculuk eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. Kendini tanıması, doğru ifade edebilmesi, diyalog kurabilmesi ve o özgüven için.” dedi.

Toplumun kadına dayattığı ‘başarı’ ve ‘güzellik’ gibi kavramlara değinen Özyağcılar, şöyle devam etti:

“Kendimiz olmaktan utanır olduk. Yüzümüzdeki her çizgiden, saçımızdaki her beyaz telden her an birileri bizi yargılıyormuş gibi inanılmaz bir baskı var ve gerçekten oyuna geliyoruz. Biz böyle değildik, bence daha da güzeldik. Ben biraz bunlara karşı duran biriyim. Mesela inat olsun diye hiç saçımı boyamıyorum ben, sırf onlar gibi olmayacağım diye. 

Doğal olan her şeyin çok daha güzel olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı olmak başka bir şey. İyi hissetmek için spor yapmak, güçlü olmak, esnek olmak için çabaların hepsine varım. Etrafımda kadınların aşırı müdahalelerle kendilerine ne kadar kötülük yaptıklarını görüyorum ve çok üzülüyorum. Bazıları çok da güzel oluyor ama o ‘beğenmediği kız’ hala içinde. Onu iyileştirmek için hiçbir şey yapmıyor.”

“Güç, inanarak söylenen tek bir cümledir” 

Hayat yolculuğunda sevdiği yerde sevdiği işi yapma fırsatı yakaladığını aktaran Zeynep Özyağcılar, dinleyicilere mutluluk için beden ve zihnin aynı anda çalıştığı aktiviteleri yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Özyağcılar, “Hani ‘kan ter gözyaşı’ diyorlar ya, ben kan ter gözyaşının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her ne yaparsak yapalım, mesleğimiz ne olursa olsun, ter damlayacak arkadaşlar. Bu fit olmak, genç kalmak için değil; beynimizi korumak için, hayatla daha iyi mücadele edebilmek, daha rahat dayanabilmek için bizim bu teri dökmeye ihtiyacımız var.” dedi. 

‘Güçlü kadın’ imajının da toplumda yanlış lanse edildiğine değinen Özyağcılar, “Özellikle dizilerde ağanın annesi olan, kötülük yapan ya da kötülük yapma gücü olan, zengin olan, istediğini yapabilen, dominant olan kadın karakterler ‘güçlü’ olarak gösteriliyor. Bize bu öğretilmeye çalışılıyor. Güç böyle bir şey değil. Asla değil. Bu tamamıyla bir yanılgı. Bu oyunlara gelmememiz lazım. Güç, ölçülü olmakla ilgili. Küçücük bir harekettir güç. Güç, senin inanarak söylediğin tek bir cümledir. Bağırmaya ihtiyacın yok.” ifadelerini kullandı.

Söyleşinin sonunda ‘Pazar Yakınmaları’ adlı kitabının yakında çıkacağı müjdesini veren Zeynep Özyağcılar, etkinliğe katılan öğrenciler arasından 4 kişiye “En Güzel Parçam” tiyatro oyunu için çift kişilik bilet hediye etti. Ayrıca söyleşi sponsoru Maruderm, etkinliğe katılanlara sürpriz hediyeler sundu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hurnethaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24