Çocuklara 'savaş' gerçeği nasıl anlatılmalı?
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocukların ve ergenlerin savaş ortamlarından hem ruhsal hem fiziksel olarak nasıl etkilendiği ve ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl destek olabilecekleri hakkında bilgi verdi.
Çocuğun kaygısını azaltmanın en önemli yolu, onu anlayarak güven vermek!
Çocuklara savaş hakkında bilgi verirken en önemli noktalardan birinin kavramların ilgili, açık ve çocuğun anlayabileceği bir şekilde konuşmak olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Onun endişelerini anladığını anne babanın dile getirmesi ve çocuğa güven vermesi çok önemli.” dedi.
Çocuğun kaygılarının çok önemli ölçüde bu şekilde azaltılabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Onunla birlikte haberleri izleyerek, elbette birtakım görüntülerden çocuğu uzak tutarak çocuğu korumak anne babanın en önemli görevlerin başında gelir.” şeklinde konuştu.
Ergenler de savaş görüntülerinden etkilenebilir ve uzun süreli travmatik etkilere yol açabilir!
Özellikle ergenlik döneminde çocukların savaş ile ilgili haberlerle doğrudan ilgilenebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Aslında politik sorular bile sorabilirler. Kendi görüşünü anne babasının görüşleriyle kıyaslamak isteyebilir ve hatta tartışmak isteyebilir.” dedi.
Anne babanın bu konularda ergenler ile konuşması, konuşmaktan çekinmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti:
“Hatta onu dinlemesi, yargılamaması, eğer kendisi gibi düşünmüyorsa, başka bir görüş bildiriyorsa kesinlikle yargılayıcı konuşmaması çok önemli. Ergenler de küçük bir çocuk gibi bu görüntülerden etkilenebilir. Savaş ortamında yaşayan çocuklar çok daha ciddi travma atlatıyorlar. Şiddete maruz kalmış çocuklar gibi onların da erişkinlik dönemine kadar devam eden, travma sonrası birtakım belirtileri gösterdikleri çeşitli araştırmalarla kanıtlanmış. Bu nedenle belki de çok uzun sürecek birtakım terapilere ve tedavilere ihtiyaç duyabilirler.”
Savaş, çocukların ruhsal dünyasında ciddi yıkıma neden olur!
Savaş gibi yetişkinlerin bile dehşete düştüğü, dehşet içerisinde kaldığı ve oldukça kötü etkilendiği şiddet ortamında çocukların sadece ruhsal olarak etkilenmediklerine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:
“Çocukların temiz suya ulaşamadığı, temiz yiyeceklere ulaşamadığı, açlık, susuzlukla özellikle 5 yaş altındaki çocukların ölümle karşılaştığı savaş ortamında birinci öncelik elbette çocukların fiziksel olarak sağlıklı olmaları, hayatta kalmaları, temiz suya ve yiyeceğe ulaşmalarıdır. Fakat onların ruhsal dünyasında tıpkı yetişkinlerin olduğu gibi çocukların da ruhsal dünyasında savaş oldukça önemli yıkım etkisi yaratır. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda şiddet içerikli herhangi bir olayın hemen akabinde huzursuzluk, ağlama, her şeye aşırı tepki verme, hırçınlık, uykusuzluk, anne babanın dediklerine uymama, her şeyi reddetme gibi bir takım olumsuz belirtiler görülüyor.”
Önemli olan çocuklara doğru bilgiyi, anlayabilecekleri şekilde vermek!
6 yaş ya da 7-8 yaş sonrası çocuklarla daha küçük çocuklar arasında fark olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ebeveynler olarak, çocukların soyut kavramları anlamadıklarını, savaş da soyut bir kavram olduğu için buna anlam veremediklerini, gördükleri her şeyi sorabileceklerini hiçbir zaman unutmamalıyız.” dedi.
Önemli olanın onlara doğru bilgiyi vermek, onların anlayabileceği bir şekilde konuşmak, anlayabileceği dilden konuşmak ve onlara güven vermek olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Luş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Zaten ebeveynlerin kendilerini anladığını hissederse bir çocuk, kendisini güvende hisseder dolayısıyla kaygısı çok azalır.
Ergenlik dönemi içinde aslında bu böyledir. Kendi görüşlerini geliştirmeye başladıkları için kişilik gelişimi ile birlikte ergenler bu konular ile ilgili tartışmak isteyeceklerdir. Kendi görüşlerini ortaya koymak isteyeceklerdir. Aslında anne babalar onları yargılamadan dinlemeli, onaylamasalar bile, kendi görüşlerine uymasa bile, yine de onları kesinlikle rencide etmeden, terslemeden dinlemeli, hak vermedikleri yerler olsa bile onları düzeltmeden sadece onların yanında olduğunu gösteren bir şekilde onlarla iletişim kurarak, aslında onlara destek olmak en iyi ebeveynlik işlevidir diyebiliriz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


