• BIST 1.096
    • Altın 468,644
    • Dolar 7,6448
    • Euro 8,9469

      TÜRKİYE’NİN BÖLGE İÇİNDE VE DIŞINDA ROLÜ ARTIYOR

      TÜRKİYE’NİN BÖLGE İÇİNDE VE DIŞINDA ROLÜ ARTIYOR
          İki liderin gerekirse tam zamanında yanıt verebilme kabiliyeti biliniyor. Her ikisi de bazen ülkelerinin iş adamlarının ticari çıkarlarına...

       

         İki liderin gerekirse tam zamanında yanıt verebilme kabiliyeti biliniyor. Her ikisi de bazen ülkelerinin iş adamlarının ticari çıkarlarına zarar verilebileceğini önemsemeden halkın eğilimlerine göre davranır.


           2009’de Erdoğan Davos’taki Ekonomik Forumda İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’i eleştirdi. Şimdiyse daha büyük bir ülkenin, üstelik Türkiye’nin NATO müttefiki olan ülkenin Cumhurbaşkanı eleştiriye uğradı. Başbakanın sesinin daha yüksek olduğunu kaydetmek mümkün. 

           Türkiye’nin dünya arenasında sesinin yükseltmesinin ardında, büyümüş ekonomisi ve uluslararası nüfuzu var. Erdoğan’ın Avrupa Birliği'ne yönelik beyanlarından birinde şöyle bir tavsiye de vardı: “Bizim durumumuza ve Avrupa’nın şimdiki hâline bakın.” Erdoğan Türkiye’nin yüksek tempoyla gelişmekte olduğunu, diğer taraftan AB’deki krizi ve durgunluğu kast ediyordu. Galiba şimdiki karşılıklı iğneleme Türkiye’nin AB üyeliğini daha da güçleştirdi. Gerçi Türkiye yetkililerinin sözlerine göre Ankara bu üyeliğe ilgisini yitiriyor. Dolayısıyla Türkiye’nin ABD ile etkileşimi yeniden genişletiliyor. 

           Üstelik bölgedeki rolü epeyce artan Türkiye, Mısır’ı önde gelen bir güç olarak geriye itti. Bunu elde edebilmek için Ankara, eskiden İsrail ile sürdürdüğü ekonomik ve askerî ilişkilerinden kolaylıkla vazgeçti. Ankara’nın eskiden Osmanlı İmparatorluğu’nun birer parçası olan ülkelerin tümünde nüfuzu artmaktadır. Arap baharı sayesinde bölgede seslerini yükselten ılımlı İslamcılar için Türkiye’deki siyasi sistem bir örnektir. Ve Türkiye liderleri, kendilerinden örnek alma eğilimlerini teşvik etmek için ellerinden geleni yapıyor.

           Ankara’nın komşularla sıfır sorun gibi siyasi tezi bir yana bırakıldı. Bugün Ankara Suriye’deki olaylara aktif katılıyor. Türkiye yönetimi Beşar Esad’ın görevinden istifa etmesini defalarca talep etti. Türk topraklarında Suriye’nin yalnız muhalif grupları değil, bazı haberlere göre, isyancı grupları da üslenmiştir. Bunun da ötesinde,  NATO çevreleri sık sık Suriye’nin Türkiye’ye yakın bölgelerinde kurtarılmış bölgeleri kurma isteklerini dile getiriliyor. Türkiye’nin ordusunun NATO’da büyüklüğü bakımından ikinci sırada olduğunu hatırlatalım. Türkiye’nin Suriye’nin işlerine daha da çok karışması diğer bir komşusu İran ile ilişkilerinin kötüleşmesine yol açabilir.  

           Türkiye’nin faaliyet alanı, bulunduğu bölgeyle sınırlı kalmıyor. Bu faaliyet eski SSCB coğrafyasında özellikle de Türkçe konuşan ülkelerde göze çarpıyor. Bu ülkelerde ekonomik konumlarının güçlenmesinin yanı sıra Türkiye’nin kültürel etkisi de artmaktadır. Örneğin, Ankara’nın himayesinde okullar açılıyor ve eğitim için Türkiye’nin üniversitelerine gidenlerin sayısı artıyor. Bütün bunlar, Türkiye’nin çıkarlarının bölgesi dışına taştığını gösteriyor, artık Türkiye bir nevi bölgeler arası bir güç oldu.  

           Moskova’nın Ankara ile öncelikle ekonomik alandaki ilişkileri mükemmeldir. Bununla birlikte komşu devletin nüfuzunun atmakta olduğu dikkate alınmalı. Nüfuzunun artışı, Rusya’nın geleneksel çıkarlarının bulunduğu bölgede giderek daha çok hissedilecek ve bu çıkarları korumak gerekecek. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Hür Net Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0000 000 00 00 | Haber Yazılımı: CM Bilişim