• BIST 95.734
    • Altın 271,952
    • Dolar 5,5633
    • Euro 6,1703

      İTALYA DIŞİŞLERİ BAKANI TERZI: SURİYE VE AB KONULARINDA ANKARA'NIN YANINDAYIZ

      İTALYA DIŞİŞLERİ BAKANI TERZI: SURİYE VE AB KONULARINDA ANKARA'NIN YANINDAYIZ
            Terzi'ye göre ekonominin merkezî bir rolü olacak: “Ekonomik hüsranın, meydanların radikalleşmesi sonucuna götürmesine engel...

       

           Terzi'ye göre ekonominin merkezî bir rolü olacak: “Ekonomik hüsranın, meydanların radikalleşmesi sonucuna götürmesine engel olmamız gerekir. Dolayısıyla demokrasilere ve kalkınmaya verilen destek, birbirine denk adımlarla gitmelidir. Bu bağlamda Deauville ortaklığı (partnership) önemli bir girişim oldu: AB'nin daha fazlasını ve derhâl yapması gerekir.”

           Ankara, güçlü bir uluslararası yükümlülük için bastırıyor: Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Terzi ile görüşmesi sırasında Mısır için bir Marshall planı önerdi. Türk diplomasisinin başı şunları söyledi: “Suriye bir sorun ama Mısır beş kat daha fazla sorun.” Unicredit tarafından İstanbul'da düzenlenen Türk-İtalyan Forumu vesilesiyle ilk kez uluslararası düzeyde sahneye çıkan yeni Dışişleri Bakanı Terzi, mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile Suriye vakasına ilişkin görüş alışverişinde bulunma fırsatı buldu: Ankara, Beşar Esad rejimine karşı muhaliflere ev sahipliği yapıyor ve onları destekliyor. Davutoğlu sert ifadeler kullandı: “Esad'ın iki olasılığı var: Ya Arap Birliğinin gözlemcilerini kabul etmek ya da bitmek.” Arap Birliği rejime verilen ültimatomu dün birkaç saatliğine uzatırken Terzi, Şam'ın tutumu nedeniyle duyduğu “büyük hayal kırıklığını” ifade ediyordu: Yaptırımlar ufukta beliriyor ama Terzi silahlı bir mücadeleyi ihtimal dışı bırakıyor.

           Terzi aracılığıyla İtalya, halkın korunması yanında yer aldı. Ve uluslararası düzeyde yaptığı bu başlangıç vesilesiyle belki de bizim açımızdan günün en önemli cümlesini dile getirdi: “Müdahale etmeme ilkesi, son derece güçlü bir bölgesel istikrarsızlık unsuru olduğu takdirde, mutlak değere sahip değildir.” Rusya ve Çin'in, BM'nin Suriye'yi kınama kararlarına koydukları vetoya açık bir atıf ve aynı zamanda da Libya krizi başlangıcında Berlusconi tarafından Kaddafi'ye ilişkin yapılan talihsiz espriden bizi uzaklaştıran bir tavır: “Sürücüyü rahatsız etmeyelim.” Ayrıca Terzi, selefi Frattini gibi, Suriye Ulusal Konseyinin muhalefetine desteği teyit etti ama daha kararlı bir mesaj verdi: “Demokratik güçlerle ilişkileri yoğunlaştırmak niyetindeyim.”

           Böylece Davutoğlu'nun sempatisini kazandı. İtalya, Ankara'nın AB'ye katılımının inançlı bir destekçisi: “Avrupa, Türkiye'yi hariç tutarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da stratejik bir değerden vazgeçiyor. Türkiye, bölgede hem siyasi hem de ekonomik bir modeldir: Yüzde 9'u gören GSYİH'deki büyümenin de gösterdiği gibi, bir başarı vakasıdır.”

           Ekonomik unsurun olağanüstü bir ağırlığı var: Türkiye'de 900 İtalyan işletme çalışıyor; geçtiğimiz yılki karşılıklı ticaret 17 milyar dolar değerinde oldu ve yüzde 30'luk bir büyüme tahmini ve İtalya için 3,7 milyar dolarlık bir aktif bakiye beklentisiyle 2011'in daha ilk dokuz aylık döneminde bu rakama ulaşıldı. İtalyan Bakan Terzi'nin Fernard Braudel'den alıntı yaparak söyledikleri doğru: “Akdeniz ücretsiz bir cennet değil.” Ama rakamlara bakılırsa büyük bir ticari faaliyet de olabilir.

      Yeni Dışişleri Bakanı Terzi'nin, Türk Mevkidaşı Davutoğlu'nun Yanında Uluslararası Başlangıcı--

           Libya ve Arap baharı, İtalya'yı hazırlıksız yakaladı: Diplomasimizin aldığı ders nedir? Dışişleri Bakanı Giulio Terzi di Sant'Agata şöyle cevap veriyor: “Arap isyanları herkesi gafil avladı; çıkarılan ders ise bu alanın istikrarının halkın meşru demokratik emelleri ve ekonomik kalkınmadan ayrı tutulamayacağıdır. Hepimiz, çok uzun süre boyunca, Orta Doğu'da demokrasinin bir istikrarsızlık unsuru olduğuna inandık: Bu, vahim bir hata oldu.”

           Terzi'ye göre ekonominin merkezî bir rolü olacak: “Ekonomik hüsranın, meydanların radikalleşmesi sonucuna götürmesine engel olmamız gerekir. Dolayısıyla demokrasilere ve kalkınmaya verilen destek, birbirine denk adımlarla gitmelidir. Bu bağlamda Deauville ortaklığı (partnership) önemli bir girişim oldu: AB'nin daha fazlasını ve derhâl yapması gerekir.”

           Ankara, güçlü bir uluslararası yükümlülük için bastırıyor: Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Terzi ile görüşmesi sırasında Mısır için bir Marshall planı önerdi. Türk diplomasisinin başı şunları söyledi: “Suriye bir sorun ama Mısır beş kat daha fazla sorun.” Unicredit tarafından İstanbul'da düzenlenen Türk-İtalyan Forumu vesilesiyle ilk kez uluslararası düzeyde sahneye çıkan yeni Dışişleri Bakanı Terzi, mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile Suriye vakasına ilişkin görüş alışverişinde bulunma fırsatı buldu: Ankara, Beşar Esad rejimine karşı muhaliflere ev sahipliği yapıyor ve onları destekliyor. Davutoğlu sert ifadeler kullandı: “Esad'ın iki olasılığı var: Ya Arap Birliğinin gözlemcilerini kabul etmek ya da bitmek.” Arap Birliği rejime verilen ültimatomu dün birkaç saatliğine uzatırken Terzi, Şam'ın tutumu nedeniyle duyduğu “büyük hayal kırıklığını” ifade ediyordu: Yaptırımlar ufukta beliriyor ama Terzi silahlı bir mücadeleyi ihtimal dışı bırakıyor.

           Terzi aracılığıyla İtalya, halkın korunması yanında yer aldı. Ve uluslararası düzeyde yaptığı bu başlangıç vesilesiyle belki de bizim açımızdan günün en önemli cümlesini dile getirdi: “Müdahale etmeme ilkesi, son derece güçlü bir bölgesel istikrarsızlık unsuru olduğu takdirde, mutlak değere sahip değildir.” Rusya ve Çin'in, BM'nin Suriye'yi kınama kararlarına koydukları vetoya açık bir atıf ve aynı zamanda da Libya krizi başlangıcında Berlusconi tarafından Kaddafi'ye ilişkin yapılan talihsiz espriden bizi uzaklaştıran bir tavır: “Sürücüyü rahatsız etmeyelim.” Ayrıca Terzi, selefi Frattini gibi, Suriye Ulusal Konseyinin muhalefetine desteği teyit etti ama daha kararlı bir mesaj verdi: “Demokratik güçlerle ilişkileri yoğunlaştırmak niyetindeyim.”

           Böylece Davutoğlu'nun sempatisini kazandı. İtalya, Ankara'nın AB'ye katılımının inançlı bir destekçisi: “Avrupa, Türkiye'yi hariç tutarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da stratejik bir değerden vazgeçiyor. Türkiye, bölgede hem siyasi hem de ekonomik bir modeldir: Yüzde 9'u gören GSYİH'deki büyümenin de gösterdiği gibi, bir başarı vakasıdır.”

           Ekonomik unsurun olağanüstü bir ağırlığı var: Türkiye'de 900 İtalyan işletme çalışıyor; geçtiğimiz yılki karşılıklı ticaret 17 milyar dolar değerinde oldu ve yüzde 30'luk bir büyüme tahmini ve İtalya için 3,7 milyar dolarlık bir aktif bakiye beklentisiyle 2011'in daha ilk dokuz aylık döneminde bu rakama ulaşıldı. İtalyan Bakan Terzi'nin Fernard Braudel'den alıntı yaparak söyledikleri doğru: “Akdeniz ücretsiz bir cennet değil.” Ama rakamlara bakılırsa büyük bir ticari faaliyet de olabilir.

      Kaynak : BYEGM web sayfası

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Hür Net Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0000 000 00 00 | Haber Yazılımı: CM Bilişim