• BIST 96.886
    • Altın 237,892
    • Dolar 5,8039
    • Euro 6,5177

      Egemen Bağış: "Avrupa, Sefilleri Oynuyor"

      Egemen Bağış: "Avrupa, Sefilleri Oynuyor"
       Bakan Bağış, AA'ya verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AB için yaptığı son değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine şunları...

       

      Bakan Bağış, AA'ya verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AB için yaptığı son değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine şunları kaydetti:

      "Sayın Cumhurbaşkanımızın teşhisi aslında çok yerinde. Avrupa'da sefilleri oynayan bir siyasi tablo ile karşı karşıyayız. AB'nin bu çare arayışı içerisinde en önemli değerinden uzaklaşmakta olduğunu da büyük bir tedirginlikle takip ediyoruz. AB'nin en önemli değeri demokrasidir, barıştır, birlikteliktir. Ama maalesef AB bu krizden dolayı demokrasiden ödün vermeye başladı. Halkın iradesi ile seçilmiş yöneticiler yerine atanmış bazı yöneticilerin görevi devraldığını izliyoruz. Bu da biraz tedirgin edicidir."

      Bakan Bağış, Türkiye'nin de 10 yıl kadar önce benzer bir sorun yaşadığını, faizlerin 8 bine vurduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin bu krizi aşmasının arkasında iki tılsımlı kelime olduğunu, bunların da istikrar ve güven olduğunu belirtti. Türkiye'de halkın isteği ile kurulan istikrarlı hükümetin halkın güvenini kazandığını, böylelikle yatırımların ve istihdamın arttığını, ekonominin de dönmeye başladığını bildirdi. Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

      "Şu anda AB'nin içinde olduğu konum; demokrasiden uzaklaşmak, atanmışlarla işler yapmak uzun vadede kalıcı çözüm getirmez. Teknokrat hükümetleri ile mıntıka temizliği yapabilirsiniz, ama arazi düzenlemesi yapamazsınız. Arazi düzenlemesi yapabilmeniz için, kapsamlı reform gerçekleştirebilmeniz için milli iradenin güvendiği, seçtiği, desteklediği güçlü ve istikrarlı siyasi irade gerekir. O yüzden AB'nin en önemli değeri olan demokrasiye bugün her zamankinden daha çok sahip çıkması gerekir."

      AB'nin ekonomik olarak sıkıntılı bir dönemden geçtiğini, ancak AB coğrafyasının bugün hala dünyanın pek çok açıdan en müreffeh bölgesi olduğuna işaret eden Bağış, Türkiye için AB'nin önemli bir pazar olduğunu kaydetti. Bakan Bağış, Almanya'nın bugünkü ihracatının Türkiye'nin 2023 hedefinin 3 katı olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

      "Avrupa'da ekonomik olarak bazı sıkıntılar olabilir, ama Avrupa ekonomisi diğer coğrafyalarla kıyaslandığı zaman hala güçlüdür. Bu çerçevede bizim Avrupa'nın sorunlarına 'bana ne' deme lüksümüz yoktur. Onların çare bulmasına, sorunlarını aşabilmesine destek vermemiz gerekir. Çünkü onlar kemer sıkarsa bu bizi de rahatsız edebilir."

      Bağış, Avrupa Birliği'nin insanlık tarihinin en kapsamlı barış projelerinden biri olduğunu anımsatarak, bu projenin güçlü olmasının arkasındaki en önemli gücün milletin iradesi olduğunu söyleyerek, AB'nin bu güçten kopmaması gerektiğini bildirdi.

      Bakan Bağış, AB'nin yoluna bugünkü karar mekanizmaları ile devam edemeyeceğini de söyleyerek, "Öyle 27 ülkenin oy birliği ile her kararı alması mantığa da aykırıdır" diye konuştu. AB'nin bazı konularda yetkileri Komisyon'dan, Brüksel'den üye ülkelerin başkentlerine devretmesi gerekeceğini belirten Bağış, AB'nin içinde bölgelerin ya da şehirlerin daha ön plana çıktığı bir dönem olabileceğini, önemli kararlarda da belki oy birliği yerine nitelikli oy çokluğunu tercih edeceklerini ifade etti.

      Bağış, daha sonra şunları söyledi:

      "Çünkü 27 ülkeli devamlı genişleyen bir AB, ancak daha sistematik, daha mantıklı bir süreçle yol katedebilir. AB'nin para birimi olan avronun da daha iyi regüle edilebilmesi için daha güçlü bir merkez bankasına kavuşması gerekir."

      Daha farklı bir yapılanma içindeki AB'ye Türkiye'nin girmek isteyip istemeyeceğinin ve konumunun ne olacağının sorulması üzerine de Bağış, şöyle konuştu:

      "Türkiye AB'yi hiçbir zaman bir ekonomik birlik ya da siyasi birlik olarak görmedi, bir barış projesi olarak gördü. Bu çerçevede eğer o barış vizyonu ortada olursa ona göre değerlendirmemizi yaparız. Ama iç çekirdek-dış çekirdekten ziyade belki avro kullanan ya da kullanmayan bölgeler olarak ayrım yapmak daha doğru olur. Çünkü avro bölgesi içinde olan ülkelerin birbirine daha bağımlı olması gerekir. Sonuçta aynı parayı kullanıyorlar. Türkiye o günkü koşullara bakar, kendisi için ulusal çıkarlarını gözetecek biçimde gereken adımı atar. Türkiye öyle bir durumda da doğru kararı alacaktır."

      Rum Kesiminin Dönem Başkanlığı

      Kıbrıs Rum kesiminin dönem başkanlığı sırasındaki Türkiye'nin AB sürecinin sahada nasıl olacağının sorulması üzerine Bağış, pratikte hiçbir sorun yaşanmayacağını, çünkü aday ülkelerin dönem başkanları ile muhatap olduğu iki toplantı bulunduğunu, bunların da fasıl açıp kapama ile Ortaklık Konseyi toplantıları olduğunu belirtti.

      Bağış, Türkiye'nin zaten 1 yıldır fasıl açıp kapamadığını, Ortaklık Konseyi toplantısının Fransa dönem başkanlığı sırasında da ertelendiğini hatırlatarak, "Türkiye'nin 52 yıllık AB geçmişine bakarsanız 6 aylık Rum dönem başkanlığı çok kısa bir süredir. Biz de onun çok üstüne düşülmemesi gerektiğine inanıyoruz. O da gelir, o da geçer. Ama bu işten kaybeden Rum kesimi ve AB ülkeleri olur" diye konuştu.

      Bakan Bağış, asıl hedeflerinin Temmuz ayından evvel Kıbrıs'ta iki tarafın siyasi eşitlik düzeyinde temsil edildiği ortak devlet kurulması ve o ortak devletin AB dönem başkanlığını üstlenmesi olduğunu belirtti. Bağış, o durumda ortak devletin Türkiye-AB ilişkilerine çok önemli katkıları olabileceğini söyleyerek, olmazsa da bunun faturasını da ne KKTC'nin ne de Türkiye'nin ödeyeceğini bildirdi.

      Ada'da çözüm olmaması durumunda ne olacağına ilişkin ihtimallere çok girmek istemeyen Bağış, "Türkiye'nin A planı hazırdır, B planı da hazırdır, C planı da hazırdır, D planı da hazırdır. Hiç bundan yana endişemiz olmasın" dedi.

      Çözüm bulunması durumunda Rum kesiminin dönem başkanlığı ile ilgili de sorun kalıp kalmayacağının sorulmasına karşılık Bağış, "Kapsamlı çözüm bulunursa (Rumların) dönem başkanlığı bizim için kutlanacak bir etkinlik haline gelir" diye konuştu.

      Dersim

      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dersim ile ilgili açıklamalarını da değerlendiren Bağış, "Sayın Başbakanımızın Dersim konusunda verdiği ders umarım ki herkese eğitici olur, herkes alması gereken dersi alır" dedi.

      Bağış, Türkiye'nin AB reformlarını gerçekleştirirken çok daha şeffaf bir ülke olduğunu belirterek, Türkiye'nin tabularından da kurtulmakta olduğunu bildirdi. Bağış, şunları kaydetti:

      "Dersim konusu da bu ülkede tabularımızdan bir tanesiydi. Sayın Başbakanımız belgelerle, somut bilgilerle kamuoyunu bilgilendirdi. Devlet adına da üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söyledi. Ümit ederiz ki Dersim döneminde iktidar olan zihniyetin bugünkü uzantıları almaları gereken dersi alırlar, Türkiye'nin gerçekten kardeşlik içerisinde, birlik ve beraberlik projesi kapsamında kucaklaşabilmesi için herkes üzerine düşen görevi üstlenir."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Hür Net Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0000 000 00 00 | Haber Yazılımı: CM Bilişim