• BIST 1.120
    • Altın 457,763
    • Dolar 7,6108
    • Euro 8,8768

      Barolar Birliği: Başbuğ soruşturması Ankara'da yapılmalıydı

      Barolar Birliği: Başbuğ soruşturması Ankara'da yapılmalıydı
         Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşar tarafından yapılan yazılı açıklamada, Anayasanın 10. maddesi hükmü ve hukukun üstün ve evrensel...

         Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşar tarafından yapılan yazılı açıklamada, Anayasanın 10. maddesi hükmü ve hukukun üstün ve evrensel ilkeleri gereğince; herkesin mevki, statüsü, pozisyonu her ne olursa olsun kanun önünde eşit olduğu hatırlatıldı. Buna göre hakkında suç şüphesi olan ve o nedenle şüpheli veya sanık konumunda bulunan herkes hakkında soruşturma yapılabileceği gibi yürütülmekte olan soruşturmanın kovuşturmaya da dönüştürülebileceğine dikkat çekilen açıklamada, "Kanımızca burada kanuna öncelikle ve özellikle aykırı olan husus; Sayın Başbuğ hakkında ceza soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi savcısının ve yine Sayın Başbuğ’un tutuklanmasına karar veren Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nin, hem yargı yolu yönünden görevli ve hem de coğrafi bölge açısından yetkili olmamalarıdır." denildi. 

         Başbuğ'a atfedilen suçun niteliği itibarı ile bir görev suçu olduğunun iddia edildiği açıklamada, soruşturma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına ait olduğu; kovuşturma, yargılama yapmak, bu bağlamda tutuklama kararı vermek görevi yetkisinin ise Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğu savunuldu. Yine gerek iddiaya konu suçun işlendiği, gerekse darbe suçlamasına konu eylemin odaklandığı yerin Ankara olması sebebiyle coğrafi bölge açısından da yetkili yargı yerinin Ankara olduğunun iddia edildiği açıklamada, "Sayın Başbuğ’un tutuklanma sürecinde yaşanan bu fili durum CMK madde 250/3 ile Anayasa madde 148/7’deki düzenlemelere açıkça aykırı olmasının yanı sıra, kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına almak amacıyla evrensel bir hukuk ilkesi/kuralı olarak koyulan ve Anayasamızın 37. maddesinde kabul edilen 'kanuni hakim güvencesi'ne de aykırıdır." ifadeleri kullanıldı. 

         Suçsuzluk karinesi başta olmak üzere ceza yargılamasının temel ve evrensel ilkelerine göre tutuklamanın ceza değil; tedbir niteliğinde olan sadece istisnai durumlarda başvurulması ve son çare olarak uygulanması gereken hukuki bir araç olduğunun dile getirildiği açıklamada, "Hal böyle iken Türkiye Cumhuriyet Devleti’ne ve Silahlı Kuvvetlerine sadakatle, özveriyle hizmet etmiş, Genelkurmay Başkanlığı gibi saygın bir makama kadar yükselmiş ve bu makamdan emekli olmuş olan, hiçbir biçimde kaçması, saklanması, delilleri yok etmesi, gizlemesi veya değiştirmesi ihtimali bulunmayan Sayın Başbuğ’un hakkında tutuklama kararı verilmiş ve tutuklamaya alternatif başkaca bir önlemin uygulanmasının düşünülmemiş olması adil yargılanma hakkına açıkça aykırı olmasının yanı sıra kamu vicdanını da son derece rahatsız etmiştir." denildi. 

          Türkiye Barolar Birliği, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin ivedilikle kaldırılmasını istedi.  

       


      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Hür Net Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0000 000 00 00 | Haber Yazılımı: CM Bilişim